ıhlamur

ıhlamur

1000 772 Sarp Özdemir

kün dedin her şey o gün başladı
beyaz bir oda papatyalar beyaz çarşaflı yatak

bir ağacın altına oturmuş piramitleri düşünüyorum
peygamberler firavunlar teker teker ölüyor
flamel gülümsüyor sonra joseph cartaphilus.

yanmak acıtır diyorlar ve güveler ateşe uçar
bütün divan şairleri. bütün imgeler düşüyor
oysa ben seni bir gözün hârut diğeri mârut
diye sevmedim
oysa ben ateşim sen ateşsin ne var ne yok hep ateş
topyekûn bu umman bu dalgalar ateş
nehirlerde tekrar tekrar yıkanıyoruz

gül bülbülü tanımaz
bülbül duymaz gülü
bütün divan şairleri bütün imgeler ölüyor
ben seni frigyada bir meşeyken tanıdım
sen sarıldığım ıhlamur
biri altımızda piramitleri düşünüyor
ve birlikte ölüyoruz ve diyorsun ki
hadi beni unut
yine beni hatırla

bu sevda sığmıyor ömrüme sığmıyor
kendime bir iskelet beğeniyorum

ama önce biz seninle çöllere gittik rüyalar gördük
kün dedin her şey o gün başladı

beyaz bir oda papatyalar beyaz çarşaflı yatak
bir fildişi kapıdan yoksa boynuzdan mı geçiyorum

içmediğim sigaralar hava yumuşak su yumuşak
hangi ufka baksam kıyısındayım. dünyanın

ve rüyalarım renkler sıçratıyor tavanıma
seni bulduğum geceler. uyanmaktan korkuyorum

my eyes won’t talk
diyorum olmuyor
sonra ağzımla bile konuşuyorum

sonra öyle geliyor ki bir iskeleye çıkar da yukarı bakarsak
bu gökyüzünün gördüğü her şey
dünyanın yıldızları olur
o zaman bütün yıldızlar dünyanın olur

beyaz bir oda papatyalar beyaz çarşaflı yatak
bir ağacın altına oturmuş piramitleri düşünüyorum

beyaz bir kelebeği hatırlıyorum sonra
zhuang zhou da beyaz mıydı bilmiyorum
kafkas dağları zincirlerim kaçtığım kuş beni buluyor
flamel gülümsüyor sonra joseph cartaphilus.

ben bu sahili bu yolları daha önce gördüm diyorum
yanımdasın bu rüya bu yeşillik bana ölüm gibi geliyor
diyorum ki ey kendim
kanatların olduğunu hatırlamıyor musun

daha rüzgârla konuşurken daha karton kanatlarım
varken değil. ben hiç hezarfen olmadım
galatadan atlamadım
oğlum güneşe uçmadı deniz balmumu kokmadı
ben hayatım boyunca bir kuştan kaçtığımı sandım

kanat çırpıyorum

kafkas dağları zincirlerim kaçtığım kuş beni buluyor
beyaz bir kelebeği hatırlıyorum sonra
karanlık olmasa aydınlık olmaz
ölüyorum
yaşamak için

israfil bir boynuzu üflüyor fildişleri toz duman

ama ölümlerden öğrendiğim
bir şey varsa yaşamın devam ettiğidir
ve ne yeryüzünde ne yeraltında
sana tutup da altı nar tanesi uzatmadım bunu bil
diyorum
bunu hatırla

kün diyorsun hiçbir şey olmuyor

içmediğim sigaralar hava yumuşak su yumuşak
bir denizin üstüne oturmuş vapurları düşünüyorum
hangi ufka baksam kıyısındayım. dünyanın

birden bir balık sıçrıyor. yalnız ve ürkek
bir balığı susuyorum kimsenin görmediği

sanki bu gökyüzü benim sanki yalnız değilim
bir balığı susuyorum gizli kalsın diye
çünkü hangi köpeği sevdiğimi ya da şu kediye
kapı açtığımı gece hangi kayaya oturduğumu
bir şiire girmeseler yalnız ben biliyorum

bütün bunlar sırrım olsun
diyorum olmuyor
sonra ağzımla bile konuşuyorum

ben seni frigyada bir meşeyken tanıdım
sen sarıldığım ıhlamur
bana her dokunduğunda göğsümde papatyalar açar
ne var ki piramitleri düşünüyorum
ve divan şairlerini

ki gül bülbülü tanımaz
ve bülbül duymaz gülü

kün diyorsun hiçbir şey olmuyor

güzelim
diyorum
sevgilim
hadi beni unut

yine beni hatırla.

Leave a Reply